Prizren ve eve dönüş…

Sabah erkenden kalkıyoruz. Ben yataktan eşim ise uykusundan. Uyuyamadım hiç.   Çıkıyoruz. Anahtarı kapıdaki ihtiyar adama bırakıp 1.Zogu bulvarından araçların kalkacağı Skenderbeg meydanındaki tarih müzesinin köşesine yürüyoruz. Öteki köşede Prizren ‘e giden iki otobüs daha var ama biz Drita ‘daki kızın dediği yerde bekliyoruz. İn cin top oynuyor. Arada sırada tek tük insana denk geliyoruz. … Okumaya devam et Prizren ve eve dönüş…

Reklamlar

Struga – Tiran

8 gibi çıkıyoruz. Strugaya giden ve şehir içinden kalkan minibüslerin durağını bulup biniyoruz (40 MD)   Yol boyunca güzel sahilleri, manzaraları aşıyoruz. Minibüs kasabanın içerisinde biraz gezinince bağırıp ineceğimizi söylüyorum. İniyoruz. Otogarın yerini öğrenip yürüyoruz. Yol bitmek bilmiyor. Sıcaktan adeta eriyoruz. İğreti mekan imiş garları.   Saat 12:30 ‘da Tiran ‘a otobüs var. (13 euro) … Okumaya devam et Struga – Tiran

Sofya – Sofia

 Her şey planladığım gibi. Otobüsümüz çift katlı ama biraz eskice bir araç. Yerimiz üstte. Bana göre bile epeyce dar olan koltuklarda eşim ancak çapraz oturabiliyor.   Kah uyuyup kah uyandığım yol anlatmakla bitmeyecek manzaralara sahip. Sonsuz ormanlar, dereler, bitmek tükenmek bilmez ayçiçeği tarlaları.   Harika bir manzarayı seyrederek yolu bitiriyor ve şehre ulaşıyoruz. Dev kütleli … Okumaya devam et Sofya – Sofia

Plovdiv – Filibe

Esenlerde Metro ‘nun ofisinde otobüsü beklemekteyiz. İçeride çok kişi yok. Odada, sonra Koreli olduğunu öğrendiğim üç kişi, birkaç Bulgaristanlı olduğu aşikar kadıncağız ve bir zenci-hintli karı koca ve gürültücü, sevimsiz, melez veletleri.   Çok istediğimiz halde oğlumuzu yanımıza alamadık. Arnavutluk ve Bulgaristan, hatta Kosova için yazılanlar pekte iç açıcı değil. Yine de gelip gelmeyeceğini son … Okumaya devam et Plovdiv – Filibe

Bir Trakya Promenadı – 2

Artık Vize ‘ye gidelim diyoruz. Yollarda artık Bulgaristan ‘ı gösteren levhalar var. Neyse herhangi bir yanlış yola sapmadan Vize yollarına düşüyoruz.  O da ne? Orta Anadoludaki Selçuklu kümbetlerini andırır bir yapı yolun sağında bizi karşılıyor. Hemen duruyoruz. Kesme taştan, sekizgen bir yapı. Binbir Oklu Ahmet Bey Türbesi burası. Muhtemelen Trakyayı fetheden bir avuç akıncıdan biri … Okumaya devam et Bir Trakya Promenadı – 2

Bir Trakya Promenadı -1

Ne yapalım diye kara kara düşünürken nihayetinde Trakya taraflarını turlayalım diye karar almış fakat gezinin arifesinde geleceğiz diyen onca kişiden geriye bir Sinan ve birde ben kalmıştık.   Bostancıdan gitmek zor diye Küçükçekmecede annanemde kalmaya karar vermiştim. Annanem ile çeşitli konuları konuşmuş, en son Mevlana ve Türkistan erenlerinin Anadoluya yapılan Türkmen göçünde formal yapıya geçişi … Okumaya devam et Bir Trakya Promenadı -1

Dubrovnik ( 1. ve 4. günler )

Uçağa biniş sırasında dört kişi dikkatim içekiyor. Eşimi uyarıp “bunlar ya uçağı kaçıracak yada kaçacak” diyorum. Türlü tipte insan uçağa binmek için beklemekte. Onlara bakıp vakit geçiriyorum. Bana ya Prag ya Dubrovnik diye teklif sunulunca bende seçimimi Dubrovnikten yana kullandım. Benim hikayem bu. Yüzeysel bir şekilde araştırma yaptım. Canım sıkkın. Nihayet uçuyoruz artık. Pilot tipinden … Okumaya devam et Dubrovnik ( 1. ve 4. günler )