Çamyuva yollarında

Eylül 12th 2011 Bora Arasan, Haftalık Rotalar, Yurtiçi Geziler

Çamyuva Sahili

Yola çıkıyoruz. Gece 12 ‘de başlayan yolculuğun sonunda saat sabah 11 ‘e doğru Antalya ‘ya giriş yapıyoruz. Erken sevinmiş olmalıyım. Şöyleki, iki saat kadar Antalya merkez ile Kemer arasında kalan otellere tüm yolcuları bıraktıktan sonra Çamyuva ‘ya ulaşıyoruz. Biraz gerginim. Nedenini sorarsanız yol boyunca uğradığımız oteller lüks ve şaşaanın sınırlarında geziniyorlardı. Transatlantik şeklinde olanından tutun küçük bir Hollanda kasabasını andıranına kadar türlü otelin arasından internetten rastlantı eseri bulduğum mütevazı, üç yıldızlı otele verilecek tepki ürkütüyor beni.

 Çocukken ülkenin çoğu yerini neredeyse tüm sahil şeridini görebilme imkanına sahip olmuştum. Sadece Kaş ile Antalya arasındaki sahil kısmı bir boşluk olarak kalmıştı. Bu eksikliği gidermek için ucuz bir otel ararken bu otele denk gelmiş, otelin almış olduğu onca övgüye karşın yine de içimde bir tedirginlik olmuştu. Yöre, ulaşım ve otelle ilgili sorularımın olduğu ilk mailim onbeş dakika içinde yanıtlanınca normalde maillerime birkaç gün sonra yanıt almaya alışmış olan benim için büyük bir sürpriz olmuştu. Ama gene de uğranılıp yolcu bırakılan otellerden sonra işi zordu.

Tahtalı Dağı

Neyse saat 1 ‘e doğru otobüsün son yolcusu olarak Çamyuva ‘da indik.

 Görünüm olarak otel tahminimden iyiydi. Odaya girip kendini hemen yatağa atan oğlum “yastık mis kokuyor” deyince rahatladım. Şansımıza denk geldiğimiz yemekte umduğumuzdan iyi çıktı. Çamyuva ismini daha önceden duymuşluğum yoktu. Üstelik turizm ile bu denli içli dışlı olmama rağmen bu yöreyi duymamamın nedenini daha sonra öğrenebildim. Meğerse Çamyuva ‘da hiç beş yıldızlı otel yokmuş. Antalya otogarından bir çok tünele ve bol virajlı yola yaklaşık elli dakika dayandıktan sonra Kemer ‘i geçip Çamyuva ‘ya ulaşabiliyorsunuz. Burası çok eski bir yerleşim değil. Eski ası Aqua ‘dan türeme Ağva imiş. Tıpkı İstanbulumuzdaki Ağva gibi. Sonrasında yerleşim yerlerinin isimleri Türkçeleştirilirken burası da Çamyuva olmuş ama neden bu isim bilen yok. Varsa da ben denk gelmedim. Ağva isminin kaynağı ise beldenin girişindeki, geniş yataklarında tek damla su dahi bulunmayan Aqua-1 ve Aqua-2 akarsuları. Çamyuva ‘nın sahili aslında taşlık ve kimi yerlerine sonradan kum dökülmüş. Tüm oteller sahili parsellemişler ama herhangi bir otelin müşterisi istediği yerden denize girebiliyor. Karışan yok. Denizi mavi bayraklı. Taşlık olmasına rağmen rahatlıkla çıplak ayakla suya girebilirsiniz. Taşlar yuvarlak ve boyut olarak minimum avuç içine sığabilecek boyda olduğu için ayaklar için bir sorun söz konusu değil. Su çok soğuk. Oldukçada tuzlu. Ama bir o kadar da berrak. Haybeye mavi bayrak vermemişler. Sahil ise genelde Rus ve diğer doğu Avrupa ülkelerinden, orta yaşlı turistlere ev sahipliği yapıyor. Yörede disko ve beş yıldızlı otel vb olmaması nedeniyle Britanyanın hödükleri ve yoldan çıkmış Ruslar (en azından şimdilik) ortalıkta görünmüyorlar. Gelen Ruslar ise genelde çocuklu, kalabalık aileler. Anlayacağınız buralar henüz keşfedilmemiş.

Küçük bir çarşısı var. Fiyatlar makul. En azından Türkler için makul. Ruslara özel bir alternatif fiyat sistemi uygulanıyorsa da Rusların bu fiyatları pek umursadığı görünmüyor izlediğim kadarıyla. Ayrıca çarşı içerisinde araç kiralayabileceğiniz, tekne turlarını organize edebileceğiniz firmaları da bulabilirsiniz. Ek olarak Tahtalı Teleferiği ve Çıralı gibi mekanlara da gitmek için buradaki firmalarla görüşebilirsiniz.

 Ama sahilden içerilere ilerlediğinizde işin rengi biraz değişiyor. Beldenin girişinde bir Migros ve bir de Diasa var. Aynı cadde üzerinde bir internet kafe mevcut.

Çamyuva Sahili

 Öte yandan neden yapıldığını bir türlü anlayamadığım, dört yolun ortasına yapılmış saat kulesinden sırtınız deniz tarafında olacak şekilde nereye giderseniz gidin ucuz pansiyon ve lokantalara ulaşmanız mümkün. Ama gelir düzeyi buralarda dramatik olarak düşüyor gibi görünüyor.

 Çamyuva ‘nın etrafında da güzel yerler var. Daha güneye inerseniz sırasıyla Phaselis, Tekirova, Olimpos ve Adrasan ‘a ulaşma imkanınız var. Yöre yürüyüş yolları açısından da epey zengin. Başta Likya Yolu olmak üzere çok sayıda yürüyüş rotası mevcut.

 Yakınlarda bir de Göynük Kanyonu mevcut. Tıpkı Olimpos ve Çıralı gibi burasını da gezmeyi seneye bırakıyoruz. Bir de son yıllarda rastlantı eseri keşfedilen Selçuklu Av Köşkü var. Civar tepelerin birinde bulunmuş. Fotoğraflara göre kala kala iki duvar kalmış ayakta. Kazılara ödenek bulunursa önümüzdeki senelerde başlanacakmış.

 Sözün özü Çamyuva güzel bir yer

Reklamlar