Geziye çıkmadan……

Gezgin...Şimdiye dek çıktığım gezilerden çıkardığım dersler…

1- Mutlaka seyahat sigortası yaptırın. Çok büyük ihtimalle bir işinize yaramasa bile gerektği o istenmeyen durumlarda en büyük yardımcınız olacaktır

2- Başınıza maddi açıdan zarar veren bir olay gelirse vakit kaybetmeksizin işlemlere başlayın. Bavulda vb bir sorun yaşarsanız havalimanında, hırsızlığa maruz kalırsanız bir karakolda tutanak tutturun. Bu konuda yetkililer size yardımcı olmayabilir, terslik çıkarabilirler. Kovalayın, üsteleyin. Mağdur sizsiniz, pes etmek yok.

3- Vergi iadesi önemli bir konudur ama her ülkede vergi iadesi kavramı farklıdır. Bu nedenle gideceğiniz ülkelerdeki vergi iadesi rejimini araştırın. Unutmayın geri alacağınız her kuruş başka bir gezinin finansmanına destek olacaktır.

4- Gümrüklerden g,iriş yada çıkış yaparken yetkililerin giriş yada çıkış damgasını vurmasını sağlayın. Arnavutluk gibi kimi ülkeler özellikle çıkışlarda damga vurmayabilirler. Bu ülkelere tekrar girişlerde problem olabilir. Hatta üçüncü bir ülkenin işgüzar bir memuru için size problem çıkartma malzemesi olabilecektir.

5- Kendi aracınızla yurtdışına çıkacaksanız aracınızın tüm evraklarını tamamlamayı unutmayın. Ülkelerin ehliyet konusunda değişik uygulamaları olduğu için detayları triptik işlemlerini sırasında uğrayacağınız turing kurumunda mutlaka öğreniniz.

6- Gene pek çok organize kentte hop on- hop off otobüs turları mevcuttur. Bunlar gün boyunca şehrin turistik açıdan önemli noktalarını içeren rotalarda hareket ederler ve bu araçlara gün içinde alınan biletle defalarca inip binme imkanınız olur. Özellikle üzerinde iyi hazırlanamadığınız ve dil nedeniyle toplu taşımayı yeterli kullanamayacağınızı düşündüğünüz şehirlerde oldukça kullanışlı olacaktır.

7- Kuzey yörelerini gezmek için en ideal dönemler Temmuz – Ağustos aylarıdır. Bu aylarda günler daha uzun olacağı için efektif gezi süresi de otomatikman artacaktır. Aksi şekilde Aralık – Ocak ayları da iklimin sertliği ve günlerin kısalığı nedeniyle gezi açısından verimli olmayacaktır.

8- Çöl ikliminin hüküm sürdüğü yöreler içinse gezi tarihi Ekim, Kasım ve Aralık ayları olmalıdır. Günler yaza göre nispeten biraz kısa kalsa dahi güneş ışınları artık dik gelmeyeceği için gezileriniz bunaltıcı olmayacaktır.

9- Bahar ayları doğanın uyanışı yada ölümü anlamına gelse de, hatta doğa değişik renklere bürünse de yağmurların sayı ve süresinin artacağını unutmamalısınız.

10- Ülkelerin çeşitli tatil dönemleri vardır. Paskalya döneminde neredeyse tüm Avrupa, Aralık ‘ın ilk haftası İspanya, Ağustos ayında İtalya için uzun tatil dönemleri söz konusudur. Bu dönemlerde, bu ülkelerdeki konaklama maliyetleri epeyce düşer. Ayrıca o ülkelerden Türkiye ‘ye gelen uçakların boş dönmemesi için paket turlar satışa konur ve çok ucuza turlar ortaya çıkar. Bununla beraber Aralık ayınca ucuz bile olsa Mayorka gibi yaz dönemine ait bir beldeye gidilir mi? Orası size, beğeninize kalmış.

11- Gideceğiniz ülkeler için vizenizin olup olmadığına dikkat edin. Pasaport tipine göre vize olup olmaması durumu değişmektedir. Bunu dikkatlice araştırın.

12- Vize alımı stresli bir süreçtir. Kimi ülkeler yarım günde dahi vize verirlerken kimisi için bu süreç üç aya kadar uzayabilir. Kimisi hiç bir şey istemez ya da formalite icabı bazı belgeleri talep ederken kimisi istemedik belge bırakmaz. Bu durumlarda ya aracı bir firma kullanır ve yüklüce bir komisyon ödemeyi göz önüne alırsınız (çalışanlar için kaçınılmaz bir durum) yada kendi göbeğinizi kendiniz kesmeye çalışırsınız.

Tur ile gidiyorsanız vize alımında biraz daha şanslı oluyorsunuz. Ama kendi başınıza vize almaya çalışırsanız internetteki güvenilir sitelerden bir otel rezervasyonu yapmalı, mümkünse uçak yada otobüs biletleri ile başvurmak şansınızı arttıracaktır. Otel rezervasyonlarını sonradan iptal edebilirsiniz ( Çoğu site ya komisyon almaz yada %10 gibi küçük kesintiler ile paranızı iade eder.)

13- Kimi zaman geçerli bir vizeye sahip olmanızda bir işe yaramayabilir. Bu durumları da araştırmanız gerekir. Örneğin Fas ve Cezayir arasında kara sınırlarını kullanarak geçiş yapamazsınız çünkü iki ülke arasındaki kara sınırları kapalıdır. Yada kimi sınır kapıları sadece o ülke vatandaşları için açıktır ve yahut o kapılardan giriş-çıkış yapabilmek için ayrı bir belgeye sahip olmanız gerekir.

Bunun dışında ülkelerin birbirleriyle olan ilişkileri de vize almanızı yada ülkeye giriş yapmanızı direkt olarak etkileyecektir. Örneğin pasaportunuzda KKTC kaşesi varsa Yunan vizesini artık o pasaport ile almanız mümkün değildir.Öte yandan vizesiz gidilebilen İran, Suriye gibi ülkelerde giriş yaparken pasaportunuzda İsrail kaşesi hatta kaşe olmasa da sadece vizesini görürlerse kapıda kalakalırsınız. Kara sınırında yada havalimanında olmanız durumu değiştirmez. (İran, Ürdün ve Mısırdan İsrail’e geçiş yapılan sınır kapılarının çıkış kaşesini bile İsrail ‘e giriş olarak kabul eder.)

Bunun en uç örneği Azerbaycan sınırında, Ermenistan ‘ın anlatıldığı Lonely Planet ile yakalanıp sınırdan geri gönderilmesi durumu. Bu kitapta (aslında hemen hemen hepsinde) Dağlık Karabağ Ermenistan içinde gösterildiği için Azeri makamlarınca kara listeye alınmış.

14- Bir de “x vizesi gümrükte alınabiliyormuş” sözlerine pek itibar etmeyin. Ama göz ardı da etmeyin. Araştırın. Bazı ülkeler kara sınırlarından ülkelerine girerken vize almanıza müsaade etmez ama havalimanlarında vize almanızı mümkün kılar. (Beyaz Rusya, Tacikistan gibi) Kiminde ise giriş yaptığınız her noktada vize almanız mümkündür. (Nepal gibi)

Ayrıca Mısır ‘a giriş yaparken havalimanında 15 $ ‘a vize alabilirsiniz, ama bunu Türkiyede turu düzenleyen firmaya yaptırırsanız iki katını aşan bir meblağı ödeyebilirsiniz.

14- Kimi zaman da Türkiyeden yapılan vize başvuruları oldukça zor ve uzun sürer. Örneğin Türkiyede Peru elçiliği olmadığı için evraklar İtalyadaki Peru elçiliğine gönderilir. Bu durum da 100$ paraya ve bir ay kadar süreye mal olur. Fakat ABD ‘deki Peru elçiliğinden yapılan bir başvuru sadece 30$ ve üç gün süreye denk gelir.

Yani bir gezi içindeyken bir başka gezinin de lojistik kısmını çözebilirsiniz.

15- Kimi zaman gene vizeniz olsa dahi gerekli bazı “başka” evrakların olmaması durumu zorlaştırır. Söz konusu belge ayrıca alınması gereken bir geçiş yada dolaşım izni ise ve sizde de yoksa uzatmadan paşa paşa dönünüz; üzerinde bazı rakamlar yazan başka evraklar anlık çözüm sağlasa da uzun vadede işin içinden çıkamayacağınız durumlardan kurtaramayabilir. Ama bazı aşıların vb yapılmaması gibi bir şart ise sınırda karşınıza çıkan kişinin insafına yada alacağı ekstra bahşişe göre yolunuza devam edebilirsiniz. Ama aşınızı yaptırın. Gezerken sağlığınızı yitirmeyin.

16- Madde 15 ‘teki konu çok önemli. Kimi ülkelere giderken bazı aşıların yaptırılması gerekir. Göz ardı etmeyin. Hangi ülkeye giderken hangi aşılar yaptırılmalı konusunda bilgi internette erişilebilir durumda.

17- İlaç meselesi oldukça önemli. Sağlık nedeniyle kullanmanız gereken ilaçlar varsa bunlar için bir doktor raporu yanınızda bulunmalı. Ayrıca ilaçlarınız kutularında dursun ve prospektüs vb ‘si içinde kalsın. Yerden kazanayım diye bir yere tıkıştırmayın. Hem acil bir durumda yanlış bir hap almamış olursunuz hemde sınırdaki adam eczacı değil ki. Ve sizi de tanımaz. Polemiğe girmeyin ve durumu kısaca anlatın. Hatta hiç sorun yaşamamak için gitmeden konuyu araştırın, üşenmeyin elçiliği arayın.

18-Gezeceğiniz yerlerdeki insanların inançlarına ve geleneklerine saygı gösterin. Bunun içinde gideceğiniz ülkeyi araştırın. Örneğin Yunanistanda özellikle kırsalda ve adalarda açık bir kıyafetle kilise yada manastırlara girmeyin, girerseniz de sağlam bir münakaşaya hazırlıklı olun.

Katoliklerde de durum pek farklı değil. Macaristanda kiliselere girişte kadının kafası kapalı, erkeğin ki ise mutlaka açık olmalı. Nahoş hareketler yapabiliyorlar. İtalyanlarda Katolik ama onlar bir şey demiyorlar diye düşünmeyin. Unutmayın İtalyan turizmden çok para kazanıyor. Ama Napoli ve güneyinde yine Macaristan örneğini hatırlayın.

Fas gibi bazı müslüman ülkelerde de çoğu camiye giriş yabancılara yasaktır. Girmek için selam verip pasaportunuzdaki ay yıldızı gösterip şansınızı deneyin. Az bir miktar parayı da verirseniz (yaklaşık 1 usd kadar) rahatlıkla girebilirsiniz. Parayı verirken “teberrü” derseniz bu paranın cami için verildiği anlaşılır. Bahşiş kişiyedir. Farkı unutmayın. Teberrü ‘yü tercih edin. Kral Hasan Camiinde ise giriş paralıdır ve kapıda size sure okutarak Müslüman olmanızı isteyebilirler. Sabredin. Kabul etmeseler de yüz yıl yönettik adamları.

19- Gerektiğinde ülkede insanların arasına karışarak kültürlerini daha yakından kavrayabilirsiniz. Ama ne konuştuğunuza, ortama vb dikkat edin. Ülkenize dönene dek gerçekçi olmanıza gerek yok. Gezdiğiniz ülke diktatörlükle mi yönetiliyor? Size ne. İnsanlar çok mu fakir? Değiştirme imkanınız olsaydı ama yok. Ülkeyi yönetenler ,masonlar, Yahudiler, şunlar bunlar, herkes bunun sorumlusu olabilir. Polemiğe girmeyin. Yuvarlak cevaplar verin.”Her ülkede durum aynı,burası gezdiğim çoğu yerden daha iyi” bile deyin. Unutmayın konuştuğunuz adam herkesin adamı da olabilir.

Politik olarakta durum aynı. Unutmayın her ülke kendince kusursuzdur ve problemlerin kaynağı başkalarıdır. Hatta kimi coğrafyaların halklarına göre Türklerdir.

Hatta, örnek olarak Balkanlardaki çok kişi hala Türkçe konuşur ama çoğu Türk değildir. O nedenle karşınızdakini Türk sanıp ateşli konuşmalar yapmayın.

20- Kimi tarihlerde müzeler ücretsizdir, bunları kaçırmayın.

21- Kimi tarihlerdeyse müzeler kapalıdır. Bunu da kaçırmayın. Genellikle bu gün Avrupada Pazartesi günüdür. Ama istisnalar vardır ve bu istisnalar çok can sıkıcıdır. (Napolide Salı günleri açık müze olmaması ve Napolide bir Salı günü olma durumum)

22- Kimi müzeler fotoğraf makinası yada kamera ile görüntü alımı için ekstra para isterler. Kimisi ise sadece profesyonel makinalar için ücret talep eder ama Slr yada Slr –like cihazların arasında bir ayrım gözetmez hepsini profesyonel makine olarak kabul ederler.

Kimisi ise görüntü alımına hiç izin vermez. Ayrıca flaş ile fotoğraf genelde çektirilmez. Ciddi sorun yaşayabilirsiniz. (Zaten flaş ile çekilen fotoğraflar camekanlarda yansımaya neden olup daha da görüntüyü bozarlar )

23- Kimi müzeler sadece belirli sayılarda grupların gezmesine izin verir. Kimisi daha da abartıp belirli saatlerde belirli dilde rehberlerle gezdirirler. Budapeştedeki parlamento binasındaki gibi ya paşa paşa İngilizce, Almanca bilen rehberleri bekleyeceksiniz yada şansınıza güvenip ilk grup ile içeri dalacaksınız.

24- Kimi yapılar belirli kısımlara kadar ücretsiz gezilebilir. Geri kalan kısım ise ücretlidir. Üstelemeyin.

25- Kimi yerlere girebilmek için çok uzun sıralarda beklemeyi göze almanız gerekebilir. Bunun yerine internetten yada telefonla randevu ve bilet alırsanız biraz fazla para ödeyerek biletinizi alır ve sıra beklemeden içeri girersiniz. İtalya için göz ardı edilmemesi gereken bir yöntemdir.

26-Kimi müzelerde kombine bilet kavramı vardır. Yani aldığınız bilet ile yada ekstra ödeyeceğiniz bir miktar para ile başka yerlere de girebilirsiniz. Ayrı ayrı ödeme yaparak gitmeye göre daha hesaplıdır. Bunu da araştırın. Zaten Avrupadaki pek çok müzenin kaliteli internet siteleri mevcuttur. Mutlaka göz atın.

27- Kimi müzeler belirli meslek gruplarına, belirli branşlarda çalışanlara yada öğrenci gruplarına,AB vatandaşlarına ücretsiz olabilir yada çok cüzi bir ücretle giriş mümkün olabilir. Buna da mutlaka göz atın.

28- Öğretmen ve öğrencilere kimi müzeler ISIC kartı sahibi iseler indirim yaparlar. Ama kart maliyeti ve indirim miktarını araştırın.

29- Ulaşım için mümkün olduğunca toplu taşıma araçlarını kullanın. Hem halkı daha iyi gözlemlersiniz hemde taksiye oranla çok daha az para ödersiniz.

30- Mümkünse gideceğiniz ülke ve şehirlerdeki ulaşım imkanlarını araştırın. Otobüs saat ve rotalarını bilmek sizin yollarda harcayacağınız zamanı ve parayı azaltacaktır.

31- Gitmeden önce panoramio ve google earth gibi sitelerden şehri inceleyin. Bu şekilde hem yolları ve önemli yerlerin mevkilerini ve birbirleriyle olan mesafelerini tespit edebilir hemde hangi açıdan fotoğraf alabileceğinize kadar pek çok bilgiye ulaşabilirsiniz.

32- Gitmeden önce bazı siteleri iyice inceleyin. Wikitravel, wikipedia, virtualtourist.com gibi siteler bilgi toplamada oldukça işe yarar. Ayrıca lonely planet ve virtualtourist’ in forumlarında da sorularınıza oldukça hızlı ve doyurucu cevaplar alabilirsiniz.

33- Dünyayı ve gündemi iyi takip edin. Özellikle Balkanlar, Ortadoğu ve Kafkasya gibi yerlere gidiyorsanız daha da dikkatli takip edin.
34- Çanta hazırlamakta başlı başına bir sanattır. Bu soru için net bir cevap verebilmek için “nereye ve ne zaman” sorularına cevap verebilmek gerekir.

Giyim en önemli konudur. Mısıra kürkle gidemeyeceğiniz gibi, Ocakta Norveç ‘e de kısa kollu ile gitmenize gerek yoktur. Gereksiz eşya ile çantanızı doldurmayın. Fazla yük için ekstra ücret ödeyecek kişi de, bunu taşıyacak kişi de sizsiniz.

35-Yanınıza küçük bir sırt çantası almanız her zaman faydalı olacaktır. Böylece eşyalarınız otelde yada emanetçide iken gerekli eşyaları yanınıza almanız mümkün olacaktır.

36- Yanınızda mutlaka tırnak makası ve cımbız olmalı. Lazım oluyor.

37- Yanınızda temel olarak bulunması gereken bazı ilaçlar vardır. Bunlar vitaminler, soğuk algınlığı ilaçları, aspirin ve ishal kesici ilaçlardır. Ayrıca yara bandı ve tentürdiyotta mutlaka yanınıza almanız gereken nesnelerdir. Tıpkı pudra gibi.

38- Pek çok Avrupa ülkesinde musluk suyu içilebilir ama siz yanınıza şişe suyu almayı tercih edin. Çünkü su içilebilir olsa bile otelin tesisatı ve deposu durumu olumsuz etkiliyor olabilir. Diğer coğrafyalarda ise mutlaka şişe suyu kullanın. Hatta Avrupalılar gibi su arındıran damlalıklı solüsyonlar yada klor tabletleri bulundurun.

39- Yolunuz uzunsa, kendi başınıza geziyorsanız ve masraf etmekte istemiyorsanız yanınıza küçük ketle ‘lardan alın. Böylece konaklarken hem çay ve kahve yapabilme imkanınız olacağı gibi şüphelendiğiniz suyu kaynatmışta olursunuz.

40- Yanınıza birkaç günlük ton balığı vb konservesi, çikolata ve hazır çay, kahve alın. Bu masrafları kısmanızı sağlar. En azından öğle yemeklerini bu şekilde geçiştirirsiniz. Bu epey bir kazanç sağlama imkanıdır.

41- Gideceğiniz şehrin turistik haritasını internetten bulup en az A4 boyutunda, renkli çıktısından birkaç adet yanınıza alın.

42- Yanınıza (eğer dil olarak bir problem yaşamıyorsanız) bir rehber kitap alın. Rouhg guide sıkacak derecede detaylıdır, Lonely Planet yüzeysel ama sıcak dillidir. Bradt ikisinin ortasıdır ama ülkemizde satılmadığından sadece internet üzerinden satın alınabilir ve genelde Cezayir, Yemen, Cibuti gibi az bilinen, az gidilen coğrafyalar üzerinedir.

National Geografik ve Time Out ‘un da güzel kitapları mevcuttur. Yurtdışı rotalar için Dost Yayınevi ‘nin kitapları da faydalı olabilir. Pahalı, yüzeysel vb olsa da çizimler ve fotoğraflar ile işinize yarar. Türkçe olması bile başlı başına bir artıdır.

Eğer bütçem dar diyorsanız ipocket.com yada wikitravel.org ‘dan döküm alın. Bunlar sayesinde gideceğiniz yer konusunda en ufak bir fikriniz olmasa da, nereye gideceğinizi, bunu nasıl yapacağınızı, nerede kaça kalıp, neyi nerede yiyebileceğinize dair tüm bilgilere ulaşabilirsiniz.

43- Aracınız (varsa tabii) yada GPS özelliği olan bir telefonunuz varsa haritaları ve rotaları yükleyip gezin. Aslında gezerken kaybolmak iyidir ama zaman kısıtlıyken inanılmaz sinir bozucu olur. Teknolojiden faydalanın.

44- Gittiğiniz yerlerde gereksiz şeyler yapmayın. Burada kasıt, Selanikte AEK forması ile sokakta dolaşmamanız, İranda içki ile gezmemek gibi basit davranışlardır.

45- Konaklama maliyetlerini düşürmek için düşük yıldız sayısını tercih edin. Hosteller iyi tercihlerdir. Eğer şansınıza güveniyorsanız coachsurfing ‘te iyi bir seçim olabilir. Yere bir ailenin evinde bir iki gece geçirmek daha çok şey öğrenmenizi sağlar ve bedavadır.

46- Gezerken güneş yağınızı unutmayın. Ha sahilde beş saat güneşlenmişsiniz ha bir şehirde beş saat güneş altında yürümüşsünüz. Bedeniniz ve güneş ışınları için bir fark yoktur.

47- Aynı sebeple güneş gözlüğünü de unutmayın.

48- Pasaportunuzun, vizelerinizin, (varsa) özel izinlerinizin (çekim, dolaşım izni vb), sigortalarınızın birkaç tane fotokopisini çekip naylon torbalar içinde ayrı ayrı yerlere saklayın. Biri bel çantanızda, biri torbanızda, biri ceketinizin cebinde olsun. Pasaportunuz vb kaybolursa lazım olacak. Elçilikten ters durumlarda pek yardım ummayın.

49- Bazı temel cümle ve kelimeleri ezberleyin ve kullanın. Misal olarak İtalyada bir restorana girdiğinizde İtalyanca selam verip siparişinizi de bu şekilde verdiğinizde pekte turist tipiniz yoksa kazık yemeyebilirsiniz. Muhtemelen kazık yiyeceğiniz en garanti yer taksiler olacaktır. Sağa, sola, pahalı vb gibi kelimeler yapılması muhtemel şehir turu ve kazığın miktarını azaltacaktır.

50- Kimle tanışırsanız tanışın, ne kadar sıcakkanlı olursanız olun dikkatli olun. Tanıştığınız kişilerin Türkiyedeki yada yol üzerindeki akrabası, eşi, dostu vb için verecekleri kutuyu, torbayı almayın. %99 bir şey olmayacaktır ama kalan %1 bile hapishanelerdeki önemli bir kalabalığın nedenidir.

51- Gereksiz yere kimseyle tartışmayın yada kapışmayın. Bunu yapacaksanız da resmi görevlilerle yapmayın. Kavgalar teke tek başlasa bile kısa sürede sayısal açıdan eşitlik aleyhinize bozulacaktır.

52- Gideceğiniz ülkede varsa elçiliklerin yerini ve telefonlarını öğreniniz.

53- Her ülkede Latin alfabesi kullanılmadığını da unutmayın. Hatta rakamlar bile farklı olabilir. Rakamları öğrenmekte kazık yemenizi önlemeye yarar.

54- Yanınızdaki döviz olabildiğince bozuk olsun. Para bozdurduğunuzda büyük kupürler verirlerse bozuk isteyin. Çoğu yerde büyük kupürleri bozduramazsınız, bozanlarda muhtemelen sesli yada sessiz size saydırıyor olacaklardır.

55- Hediyelik eşya vb alacaksanız bu işler için turistik merkezlerden uzak durun. Marketlerden, turistik meydan yada caddelerin bir arka sokaklarında dahi alışveriş yapmanız fiyatlarda epeyce bir inişe neden olacaktır.

56- Benzeri durum yemek içinde geçerlidir. Turistik merkezlerde fiyatlar yüksektir ve genelde yer bulabilmekte zordur. Ayrıca İtalya gibi ülkelerde restoranlarda “oturarak” yemek yemek iki kat daha pahalıya gelebilir.

57- Büyük ve organize kentlerin pek çoğunda en az bir çeşit indirim kartı vardır. Bu kartlarla toplu ulaşımdan ücretsiz faydalanabilir pek çok müzeye bedava yada indirimli girebilirsiniz.

58- Gene pek çok organize kentte hop on – hop off otobüs turları bulunur. Bunları takip ederek şehrin pek çok turistik noktasını gezebilirsiniz.

59- Doğu ülkelerine gidiyorsanız yanınıza bir iki paket şeker alın. Bindiğiniz otobüste yada gezindiğiniz yerde insanlara, çocuklara dağıttığınız şekerler size çok büyük artılar sağlar. En azından dağıtın şekerleri namınız yürüsün ırak ellerde.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s