Montecatini

İtalya turlarında firmalar maliyetler nedeni ile Montecatini denilen Floransaya yaklaşık elli dakika uzaklıktaki bir yerleşimi tercih etmekte. Aslında Montecatini tek bir yer değil. Montecatini Alto ve Montecatini Terme olmak üzere birbirine finikular hattı ile bağlı iki kısımdan oluşmakta.
Alto kısmı adından da anlaşılacağı gibi ilk kurulan kısım. Tepede yeralmakta. Yörede termal kaynakların çokluğu (italyancada terme;termal,kaplıca anlamlarına gelmekte) nedeniyle Terme kısmı da kurulmuş. Zaten yörenin en büyük kaplıcası  Tettucio Terme ’nin 18. yy ‘ın son dönemlerinde Avusturya imparatoriçesi Maria Theresa ‘nın oğlu ve Toscana büyük dükü olan Leopold tarafından inşa ettirilmesiyle yöre daha da büyük bir cazibe merkezi haline gelmiş. Ardından kurulan Regina ve Leopoldine kaplıcaları ile beraber Avrupa sosyetesinin gözdesi haline geldi.
Montecatini Terme ‘nin benim dışımda da meşhur ziyaretçileri yukarıdaki süreç sayesinde epeyce olmuş. Verdi ‘nin yanısıra buraya gelen Puccini, La Boheme operasının kimi kısımlarını kasabada kaldığı süre içerisinde bestelemiş.
Günümüzdede hala gözde ve hala zengin olan kasabadaki yapılar ağırlıklı olarak barok ve art neuveu tarzında kasabanın bir elin parmaklarından daha az sayıdaki caddeleri üzerinde sıralanmakta. Bu binalarda pek çok pahalı marka tüm ışıltıları ve albenileri ile sokaklara ışık saçmakta. Öyleki hayatımda ilk kez Ferrari satan bir mağaza gördüm. Bununla beraber Avrupanın neredeyse tamamında olduğu gibi burada da akşam 7 gibi gezerken açık bir dükkana rastlayamadım. Buna karşın restoranlar, raflarında süslü çikolataların dizili durduğu raflarıyla şık görünümlü pastaneler ve barlar vardiyayı devralmakta.
Kasaba ulaşım açısından da kötü bir konumda değil. Tren yolu ile Lucca üzerinden Pisa yada Pistoila ‘ya kısa sürede ulaşılabilmekte. Ayrıca ters istikhamette yer alan Floransaya da tren yolu ile ulaşmak mümkün. Tren istasyonunun hemen girişindeki alanda, yukarıda adlarını saydığım yerlere ulaşımı sağlayan Lazzi isimli otobüslerin kalktığı ilk durağıda görebilirsiniz.
Yakın çevrede yer alan ve pekte tanınmayan Lucca en azından akşam şöyle bir uğranabilecek bir kasaba. Yarım saatte Montecatini ‘den kasabaya ulaşmak mümkün ve gece yarısına dek her saat karşılıklı yönlerde ikişer tren mevcut. Gidiş dönüş maliyetiniz adam başı 5.20 euro. Lucca ‘nın kendi dışında fasulyesi ve bundan yapılan çorbası meşhur.
Montecatini ‘ye dönelim isterseniz. Kasabanın “cialde” adında, iki ince wafer arasına sadece badem ve şeker konulmasından ibaret meşhur bir bisküi,pankek karışımı bir tatlısı meşhur.
Dediğim gibi ufak ama zengin bir kasaba. Sabah erkenden Floransaya doğru otobüsle yola çıkmış  kasabanın hipodromunun yanından geçerken  tarihi savaş arabalarına (chariot) binip idman yapan kişileri görmek olabildiğince şaşırtıcıydı. Zenginlik hayal gücünü kamçılıyor…
Eğer kendi başınıza Toscana vb. civarlarında turluyorsanız, Livorno, Pisa,Floransa ,San Gimignano gibi yörelere hatta ülkenin kaliteli ve düzenli tren yollarını kullanarak pek çok yerine de ulaşmak için ideal bir konaklama merkezi olabilir.
Konakladığımız iki gecede Lucca ‘ya gitmemiz mümkün olmadı. İkinci gece hafifçe atıştırn yağmurun altında biraz dolandım. Yalnız sokaklar,pek müşterisi olmayan (en azından o saat için) restoranlar, kapanmış pahalı mağazaların camekanlarından gelen ışıkların aydınlattığı ıslak kaldırımların üzerinde gezindim bir müddet .  Gönlümce kah caddenin bir kenarından diğerine geçe geçe
 
Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s