Kurtoğlu Müslihiddin Reis

Kurtoğlu Müslihiddin

 

Kurtoğlu Müslihiddin Reis 1487-1535 yılları arasında yaşamış Bir Türk korsanıdır. Yaşamı süresince Osmanlı donanmasında amirallik ve Rodos sancakbeyliği de yapmıştır. Osmanlıların 1517 ‘de Mısır’ı ve 1522 yılında ise Rodos’u fetihlerinde Osmanlı deniz kuvvetleri yöneterek galibiyette de önemli bir paya sahip olmuştur.Ayrıca Osmanlıların Hind okyonusu filosunun Süveyşte kurulmasında önemli etkisi vardır. Bu filo daha sonra oğlu Kurtoğlu Hızır Reis tarafından yönetilmiştir.

 

Kurtoğlu İtalya,Fransa ve İspanya ağırlıklı olmak üzere Avrupa da Curtogoli olarak bilinmektedir. Bununla beraber yöreden yöreye  Cadegoli, Cadoli, Gadoli, Kurtog Ali, Kurdogli, Kurdogoli, Kurdoglou, Cartugli, Cartalli and Orthogut isimleriyle de tanınmaktadır.

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi Kurtoğlu Muslihiddin Reis Osmanlı Hind Okyonusu filosunun baş amirali Kurtoğlu Hızır Reis’in babasıdır.Kurtoğlu Hızır 1568-69 yıllarında Osmanlıların Sumatra ’ ya yerli halkı Portekiz saldırılarından korumak için düzenledikleri seferi yönetmiştir. 1569 da Osmanlı filosu Aceh bölgesine ulaşmamışken bölgenin efendisi Sultan Alaaddin Osmanlı İmparatorluğuna biat ettiğini 1565 yılında bildirmişti. Bu olay Osmanlıların doğudaki en uç noktasına ulaşabilmelerini sağlamıştı. Aceh 18. yüzyılın sonlarına dek Osmanlıların etkili bir şekilde koruduğu bir yöre oldu. 1904 yılında Hollandalıların adanın büyük bir kısmını ilhak edişine değin Osmanlıların bir parçası ve müttefiği olarak yönetildiler.

 

Dönelim Kurtoğlu Muslihittin Bey’ e. İsmini babası Kurt Bey’den almaktadır.Kurt Ahmet Beyde Fatih döneminde denizlerde dolaşan bir Türk korsanı idi. Pek çok kaynakta Hızır Reis’e bağlı bir reis sanılsa da aslında Hızır Reis’in çok yakın bir arkadaşıdır. Bu yakınlığı oğluna da Hızır adını vermesinden görebilmekteyiz.

 

Kurtoğlu, Oruç,Hızır,Kemal ve Piri Reis gibi diğer korsan reisleriyle beraber Akdenizde pek çok faaliyet göstermiştir. 1517 ‘de Osmanlıların Mısır seferine destek vermek için gidişi Barbaros’un Gazavatnamesinde de anlatılmaktadır. 1522’deki Rodos seferinde Hızır Reis kendi filosunu Kurtoğlu’na destek olarak Rodos’a göndermiştir.

 

Kurtoğlu 1508’de Batı Akdenizdeki faaliyetlerinde Bizerte’yi üs olarak kullanmak amacıyla Hafsid Sultanı Ebu Muhammet Abdullah ‘tan izin istedi. Ganimetin 1/5 ‘i sultana verilecekti. Kurtoğlu 30 gemi ve 6000 korsandan oluşan bir filo topladı ve aynı yılın yaz aylarında İtalyanın Liguria bölgesindeki Diana Marina şehrine saldırarak şehri yağmaladı. Ertesi sene 2.Bayezıd’ın St.John şövalyelerine karşı düzenlediği seferde 17 gemisi ile adaya yeniçerileri nakletti. Bununla beraber kuşatma başarısız oldu ve kaldırıldı. Ağustos 1509’ta Orta İtalyadaki Tiber Nehrinin ağzında Baldassarre di Biassa idaresindeki iki papalık kalyonu ile karşılaştı ve birini ele geçirdi. 1510 yılının Eylülünde 9 fustadan oluşan kuvvetiyle Venedik yönetimindeki Andros adasına çıktı ve düzinelerle esir aldı. Aynı ay içerisinde bu kez 6 fustayla Cenevizlilerin elindeki Sakız adasına çıktı ve şehrin valisinden adadan çıkmaları karşılığı 100,000 aspri haraç istedi. (Aspri gümüş para demek )

 

 1510 -14 arasında Tiran denizi ve İspanta sahillerinde sıklıkla faliyetlerde bulundu. Sicilya,Sardinya    civarlarındaki deniz trafiğinin yoğunluğu Kurtoğlunun bu yörelere yaklaşmasına neden oldu.1514 yazında bir  kalyon ve üç fustayla Korsika yakınlarındaki bir Ceneviz filosunu kaptanları Matteo Trucco ile beraber zaptetti.

Şubat 1515’te tekrar Rodos’a saldırdı.Temmuzda ise Sakız adasına çıktı. Buradan tekrar Sicilya sahillerine doğru yelken açtı. Sonraki yıl Liguria açıklarında bir Ceneviz kalyonunu daha ele geçirip mürettebatıyla beraber Bizerteye döndü.

 

1516 Şubatında Korfu Adası açıklarında görüldü. Sultan 1.Selimden bir mesaj geldi. Bu mesaj ile Kurtoğlu Osmanlı donanmasına hizmet etmeye davet edilmekteydi. 

1516 Nisanında 20 gemilik donanması ile Liguria’nın sahil kesimlerini vurdu ve yağmaladı.Ayrıca birde kalyonu ele geçirdi. Nisan ortalarında Cenovaya gitmekte olan 18 gemilik ticari bir filoyu ele geçirdi ve bu gemileri üssü olan Bizerteye gönderdi. Buradan Toskanya yöresine yelken açtı ve Civitavecchia limanı yakınlarındaki neredeyse tüm deniz araçlarına el koydu.  Papalık Giovanni di Biassa ve Paolo Vettori yönetimindeki bir filoyu Kurtoğlunu yakalaması için peşine gönderdi. Halbuki aynı ayın sonlarında Kurtoğlunun donanması Katalonya sahillerini yakmaktaydı.

    Mayıs 1516 ‘da Hızır Reis ve Piri Reis ile beraber bir kez daha Liguria sahillerine çıktılar.Papalık ve  Ceneviz donanmaları 6 galeri ve 3 kalyon ile Kurtoğlunu aramaya koyuldular. Oysa Kurtoğlu arkadaşları Hızır ve Piri Reislerin gemileriyle birlikte 28 gemilik bir güce ulaşmıştı. Piombino Kanalına doğru giderken Civitavecchia limanına tekrar saldırdı, Giannutri ve Elba adalarına çıkarak pek çok kaleyi kuşattı.

 Haziran ayında Puglia’ya çıktı ve 800 ‘e yakın esir aldı. Tiran denizinde İngiltereden yeni gelip yükünü  Cenova limanını boşalttıktan sonra Sicilyaya dönmekte olan bir gemiyi daha yakaladı ve Cebre Adasına döndü

Cerbedeyken Sultan Selimin Kapucubaşı padişahın Mısır seferine çıkacağını ve deniz kuvvetlerinin başına amiral olarak katılması şeklindeki fermanını tebliğ etti. Kurtoğlu bu teklifi kabul etti ve hemen hazırlıklara başladı. Fakat Bizerte ve La Goulette ‘ye yapılan Fransız-İspanyol saldırısı nedeniyle gecikti.Fransız ve İspanyol donanmaları Salerno başpiskoposu Federigo Fregoso komutası altında birleştirildi. Başpiskopos ayrıca bin kişilik birde kuvvet getirmişti yanında. Filo,Paolo Vettori eskortluğundaki bir başka filo ile birleşti.Bu filoda ise Paolo Vettorinin beş,di Biaasa’nın dört Papalık galerisi, Andrea Doria’nın yönettiği sekiz Ceneviz galerisi bulunmaktaydı. Filoda ayrıca çeşitli prensliklere ait altı galeri ve üç kalyon daha vardı. Birleşik donanma Kurtoğlu ’nu Elba,KApraia,Korsiko ve Sardinya arasındaki bölgede Tunus’a varmadan yakalamak için aramaktaydı. Birleşik donanma Bizerteye doğru yola çıktı. Fransız ve Ceneviz gemileri kendilerini Galitta Adasının arkasına Bizerte Limanına ertesi sabah erken saatlerde saldırmak için sakladılar. Kurtoğlunun çok sayıda gemisi limanda demirliydi ve yok edildiler. Ama tüm bu hengamede Kurtoğlu altı Fransız galerisini ele geçirdi ve bu gemileri Mısır seferi boyunca kullandı. Cenevizliler karaya çıkıp limanı ele geçirmeye çalıştılarsa da Türklerin ve Tunusluların direnişi sonucunda geri çekilmek zorunda kaldılar.

Kurtoğlu sonunda Bizerteden ayrılarak Osmanlı donanmasına katılmak için Mısır’a yelken açtı.Bu yolculuk sırasında Arnavutluk’a çıktı ve Adriyatik girişinde bir Venedik gemisini ele geçirdi. Eylül 1516 ‘da Osmanlı donanması ile buluştu.

Eylül sonlarında  dört kalyon ve 18 fusta ile Sakız’a vardı ve gemilerinin başta su olmak üzere gereksinimlerini karşıladı. Ardından Venedik idaresindeki Girit’in Kandiye şehrini yağmaladı. Rodos yakınlarında karşılaştıkları iki Venedik gemisinden biri mürettebatını karaya çıkarıp kendini batırdı.Diğeri ise kaptanıyla beraber ele geçirildi. Bu esnada kurtoğlu biri kalyon diğeri karavel olmak üzere iki Venedik gemisi daha ele geçirdi. Ardından çeşitli Girit limanlarını basarak pek çok gemiyi ele geçirdi. Giritten ayrılınca Venedik kontrolündeki Mikonos,Skyros,Serifos ve Milos adalarına saldırdı.Buradan onbeş gemi ile Kalabriya ‘ya ( Calabria ) yelken açtı ve Kroton’a çıktı. Kaleyi topa tuttu. Buradan Puglia’ya yöneldi ve önce Salento ardından Supersano’yu yağmaladı. Çok sayıda esir aldı ve 1200 duka altınına özgürlüklerini sattı.

Adriyatikte peşine filosunu gözleyen iki Venedik gemisi takıldı. Santa Maria burnu civarında diğer Türk korsanlarıyla birleşti.Donanma gücü 22 gemiye çıkmıştı.  Otranto yolunda iki papalık fustasını ele geçirdikten sonra birde Venedik gemisini yakaladı. Venedikliler Adriyatikte Kurtoğlunun filosunu durdurabilecek bir gücü kendilerinde göremeyecek kadar korkuya kapılmışlardı. Ekimde Kurtoğlu Lavinio’ya 18 fustalık donanmasıyla bir çıkartma yaptı. Bir av eğlencesine katıldığını öğrendiği papa 10.Leo’yu kaçırmayı umuyordu. Fakat papanın habercileri durumu papaya iletince papa Romaya döndü. Kurtoğlu adamlarını riske etmedi ama Lavinio ve Anzio arasındaki her bir yerleşime saldırdı ve yağmaladı. Ardından geri döndü ve Elba dasını yağmalamak için yelken açtı ve istediğini de yaptı. Kasımda Bizerteye dönerken Sardinya adasına çıktı ve yağmaladı.

Mart 1517’ de Bozcaada da otuz gemilik filosu ile tekrar Osmanlı donanmasıyla birleşerek Mısır’a yöneldi. Yavuz Sultan Selim,Memluk sultanı Tomanbayın kaçmaması ve yardım almaması için Mısır sahillerinde devriye gezme görevini verdi.

Osmanlı donanmasının İstanbula dönmesinin ardından Kurtoğlu otuzbeş gemilik bir filoyla Rodostaki St.John şövalyelerine saldırdı. Ardından Sakız ve Anadoluya uğrayarak filosunun ihtiyaçlarını temin etti. Buradan Pşanosa’ya yöneldi ve burada Andrea Doria ‘nın filosu ile karşılaştı. Çok sayıda Ceneviz gemisi uzakta belirince kendi gemisi ve beş fusta ile beraber  Andrea Doria’nın amiral gemisine taarruz etti. Filosundaki diğer gemiler öteki Ceneviz gemilerini oyalamaktaydı. Mücadelenin bir galibi olmadı ama iki tarafta yüzlerce kişiyi kaybetti.

Haziranda İskenderiye limanına 170 gemilik dev bir filo ile girdi. Yol üzerinde 100,000 duka altını taşıyan iki Ceneviz gemisine de el koymuştu. İskenderiyeden Nil içerisinde güneye doğru hafif gemilerle ilerleyerek Kahireye ulaştı. İskenderiyeye döndü ve burada Ragusalılara ait bir gemiyi yakaladı.

Temmuzda, kendisini Osmanlı Mısır Filosu komutanı ilan eden Yavuz Sultan Selim ile beraber bu yeni Osmanlı topraklarını gezerken buldu. Nil nehrinden aşağılara doğru bu kez aralarında büyük gemilerinde olduğu yirmibeş parçalık bir filo ile ilerledi. Süveyşte Osmanlılar için bir üs oluşturdu. Bu üs Portekizlilerin Goadaki üslerinin karşı kıyısındaydı. Bu dönemde Kurtoğlunun günlük geliri 80 aspri idi. Ayın sonunda beşyüz yeniçeriyi İskenderiye’den Çanakkale’ye nakletti. Ekimde Rodosta göründü,Aralıkta Venediklilere ait Naksos ( Naxos ) adasını yağmaladı. Fakat bu esnada Piri Reis ,sultandan Venedikli esirleri karşılıksız serbest bırakmasını bildiren bir fermanı getirdi. Osmanlılar Venediklilerle barış imzalamıştı.

Ocak 1518’de  Venediklilere gözdağı vermek için Venedik balyosunun tüm protestolarına rağmen İstanbulda büyük bir filonun başına getirildi.

Mart ayında Midilli Adası yakınlarında bir Venedik gemisi daha ele geçirdi ve o ay tekrar Neksos’a saldırdı. Venedik elçisi Ekim ayında Bab-ı Ali’ye Kurtoğlunun Anadolu limanlarına çıkarttığı 3000 Venedikli esiri istemek üzere başvurdu. Aralık ayında Kurtoğlunun filosu Piri Reis ile birleşerek Gökçe ada ve Sakız arasında devriye yaptı.

Mart 1519’da Kurtoğlu İstanbul’a döndü. Ve aynı yılın Eylül ayında Yavuz tarafından Rodos adasının fethi için hazırlıklara başlaması için görevlendirildi. Fetih Yavuz’un ölümü üzerine oğlu  1.Süleyman tarafından sonlandırılacaktı.

1521 yılının Mayıs ayında Kurtoğlu İstanbuldan büyük bir filoyla fetih için yola çıktı. Filoda 30 galeri ve 50 fusta yer almaktaydı. Kurtoğlu Rodostaki şövalyelerden öldürülen iki kardeşi ile adada esir tutulan başka bir kardeşinin intikamını da almak istiyordu. Filosuyla adanın Maleo burnuna vardı ve şövalyelerin üstad-ı azamı Philippe Villiers de L’Isle-Adam ‘ ı kaçırmayı denediyse de şövalyelerin başı kaçmayı başardı.  Kurtoğlu Rodos Kanalının girişini tuttu,limandaki bir Venedik gemisini ele geçirdiği gibi pek çoğunu da batırdı. Elindeki asker sayısıyla adayı ele geçiremeyeceğinin farkındaydı. Bunun üzerine kuşatmayı daha sonraya erteledi.

Bu sırada, Kara Mahmut Paşa’nın ordusuna katıldı ve denizden Dobruca’ya gitti. Bu şekilde Osmanlıların karadan yürüttükleri Eflak seferine destek vermekteydi.

1522 ‘nin başlarında Kurtoğlu tekrar Rodos’a geri döndü ve Rodos limanına girerken Marsilyadan dönen büyük üstadın gemisini ele geçirmeye çalıştı. Başarılı olamadı.

Mayıs ayında 30 galerisi ile Sn.Angelo burnu dolaylarında görüldü. Haziran ve Temmuz arasında en son ve başarılı olan Osmanlı kuşatmasını Kara Mahmut Paşa ile beraber yöneterek Rodos’u ele geçirdi. (28 Temmuz 1522 ‘de Sultan ordunun yönetimini tamamıyla üzerine almıştı) Osmanlılar Aralık ayında adayı tam anlamıyla ele geçirmişlerdi.

Osmanlı fethinin ardından 1522 sonlarında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Kurtoğlu adanın Sancak Bey’i olarak atandı. Mart 1524 ‘te Kurtoğlu Anadolu’dan büyük bir kuvvet topladı,filosunu Rodosta birleştirerek Mısır’a doğru yöneldi. Ayaz Paşa ile beraber yeniçerilerin İskenderiye ve Lübnandaki ayaklanmalarını bastırarak Nisan ayında Mısır’a döndü.

Ağustos’ta Euboea Adasına 1 galeri,2 kalyon ve 15 fustalık bir güçle vardı. Buradan Puglia ‘ya yöneldi. Otranto ve Gallipoli’de karaya çıktı. Burada biri büyük sekiz gemiyi daha ele geçirdi. Ardından Taranto Körfezine yöneldi, Sicilyada çok sayıda limana askerleriyle saldırdı ve yağmaladı. Seferinin sonunda Kuzeybatı Afrika’ya yöneldi.

Mayıs 1525’te Girit sahillerinde dört Venedik gemisini ele geçirdi. Ağustosta kendi gemisiyle İstanbul’a döndü. Diğer gemilerini Tinos ‘ta bırakmıştı. Bu bölgede kısa sürede çeşitli boylarda  27 gemi ele geçirmişti. İstanbulda padişah, hizmetine 10 galeri ve 3 büyük gemi daha verdi. Yeni gemileriyle Hospitallerin Rodostan sonra üslendikleri Sicilya adasındaki merkezlerini vurmak için yola çıktı. (1530 ‘da şövalyeler Maltaya taşındı ve Maltalı korsanlarla beraber Osmanlı gemilerine saldırmaya devam etti.) Nisan 1527  de hristiyan korsanları yakalamak için 10 galeri ile yelken açtı. Maleo Burnuna vardığında iki Venedik gemisini ele geçirdi ve Grimana isimli bir diğerini batırdı. Gemilerin yüklerini Modon’da satıp Rodos’ a döndü.

Nisan 1530’da Kurtoğlu Çanakkaleden 36 galeri ile Rodos’a gitmek üzere çıktı. Haziranda Sicilya sahillerinde görüldü. Dönemin Osmanlı gemilerine zarar veren,ünlü Fransız korsanı Formillon’u takip etmek için 20 galeri ile takibe koyuldu. Ardından İstanbul’a döndü ve Rodos’a gitmek için ayrıldığı 1532 Martına dekte burada kaldı. Ağustos ayında Zanteed Venediklileri baş amirali Vincenzo Capello ile görüştü. (Bu isim karşımıza Preveze Savaşında Venedik filosunu yönetirken tekrar çıkacak) .Burada Venediklilerle alışveriş yaptıktan sonra dönüş yolunda Zena isimli bir Venedik gemisini ele geçirdi.  Zantenin Venedikli valisi geminin geri verilmesini istediyse de Kurtoğlu bu tklifi geri çevirdi.İki taraf bunun üzerine karşılaştı, çarpışma sırasında bir Venedik kalyonunu yaralayan Kurtoğlu Rodos’a geri döndü.

1533’ün Mayısında Barbaros Venediklilerden ele geçirdiği bir gemiyi Kurtoğluna gönderdi. Bunun üzerine Venediklilere ait bir filo gemiyi takip etti ve bombardımana başladı. Uzaktan bombardıman seslerini işiten Kurtoğlu gemiyi kurtarmak için bölgeye vardı. Ve gemiyi çekerek Finike limanına dek getirdi.Geminin kendisini,mürettebatını ve değerli yükünü de kurtarabilmişti. 1533’te 25 gemi ile Koron’a ulaştı. Türk korsanlarının ele geçirdiği bir Venedik gemisini Rodos’a götürdü. Haziranda altı gemilik küçük bir filo ile Samos yakınlarında iki Venedik gemisini daha ele geçirdi. Bu gemilerde Koron yakınlarındaki Venedik kalelerinde Türk saldırılarına karşı kullanılacak silahlar vardı. Bu yöreyi Türklere karşı savunmak ile görevlendirilmiş Venedikli amiral Francesco Nicardo üzerine yelken açtı.  Bu sırada St.John şövalyelerince esir alınmış bir Türk gemisini kurtardı ve Rodos’a götürdü. Ardından Koron’a 40 gemiyle bölgenin kuşatmasına devam etmek için döndü. Amacı Venedik donanmasının destek için bölgeye gelmesini engellemekti.

1533 ‘te tekrar Rodos’a döndü. Eylülde Milos ve Maleo burnu arasında devriye gezdi ve Ekim 1533 ile öldüğü 1535 yılına dek Rodosta kaldı.

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s