Türk Korsanlık Tarihi-3

Türk Korsanlığının Oluşması

 

Bulabildiğim en eski veri İngiltere’nin güneyindeki Pencanze adlı bir kasabanın içerisinde bulunan bir pubta saklı. Kasabanın en eski pub’ı olan Turks Head (Türk Kafası) adını (pubun sitesinde yer alan bilgiye göre) 1233 yılında Haçlı seferlerine rövanş amaçlı olarak Türk denizcilerin Akdenizden çıkarak kasabayı yağmalarına bağlıyor.

( http://www.turksheadpenzance.co.uk/penzance-history.html)

 

Ben dönemin genel şartları ve Türklerin deniz teknolojisini göz önünde bulundurarak bunu pek akla yatkın bulmuyorum.

 

 

Türklerin (gerek Osmanlı gerekse Memluk olsun) sınırlarının ve ticaret hacimlerinin gelişmesi Hristiyan devletlerin ve dolayısıyla Hristiyan korsanların hedefi haline gelmelerine sebep olmuştur. Rodosta üslenmiş St. John şövalyeleri,Venediklilerin desteklediği korsanlar,Ege adalarındaki Rum piratlar,bağımsız Arap piratlar nedeniyle Türk sahilleri tehdit altındaydı.

 

 İspanyadaki Endülüs Emevileri de yarımadadaki 750 yıllık egemenliklerinin sonuna gelmişlerdi. İspanyolların fetih harekatı gayet hızlı ve kanlı bir şekilde yürüyordu. Müslüman ve Yahudilerin önünde iki seçenek vardı.Ya din değiştirip Katolik olacaklar yada gideceklerdi. Ama nereye ve nasıl gidecekleri belirsizdi ve zaten gitmeleri de beklenmemekteydi . Çoluk çocuk demeden katliama uğrayan insanlar kurtuluş için iki başkente feryat ediyorlardı. Bu başkentler Kahire ve İstanbuldu.

 

Memlukler konum olarak oldukça şanssızdı. Okyanus kıyısındaki sahilleri Portekiz saldırılarına açıktı ama okyanusta kullanabilecek etkili gemileri yoktu.Akdeniz filosunun da çok kuvvetli olduğu söylenemezdi. Genelde Rodosta ve Kıbrısta bulunan haçlılardan büyük zarar görmekteydiler. Yönetimdeki Türk-Çerkes azınlığın yerel halka da pek güvendiği söylenemezdi (Bu konuda haklılıklarını ilerideki konularda Cezayir ve Tunustan bahsederken daha iyi izleyeceğiz.)

 

Osmanlılarda konum açısından pek avantajlı değildi. Ege adalarının tamamında denetimin olmayışı,açık denizlere çıkış yolarının önünde yer alan Girit,Rodos,Sakız ve Kıbrıs adalarının tehdit unsuru oluşturması nedeniyle donanmanın rahat hareket etmesi mümkün değildi. Osmanlı İmparatorluğunun Ege,Akdeniz ve Adriyatik sahilleri saldırılara açıktı.

 

Osmanlılar Fatih zamanında deniz kuvvetlerini iyice düzene koymuşlardı. İstanbulun fethi sırasında donanma pek başarılı olamamıştı ama aynı donanma Amasranın alımında gayet organize hareket ederek kara kuvvetlerine destek sağlamıştı. Fatih korsanları da destekliyordu. Yeni yeni ortaya çıkan korsan reislerini yardım amaçlı olarak Memluklülere dahi gönderdi. Yeni bir deniz gücü doğuyordu. Kendi sahillerinde vurulmak istemeyen bir millet düşmanı kendi sahillerinde vurmak için denize açılıyordu.

 

Osmanlılar gemilerinin Avrupalı rakipleriyle kıyaslandığında yetersiz kaldığını iyi görmüşlerdi. 1495 ‘te Avrupalıları gemileriyle eşdeğer iki adet köke (yada göke) inşa edilip suya indirildi. Böylelikle Osmanlılarda donanmalarında etkili bir güce sahip gemileri kullanmaya başlamış oldular. Özellikle II.Bayezıd dönemi Osmanlı denizciliğinde (ve korsanlığında) çığır açılan bir dönem olarak görülebilir. Bu dönemde yukarıda da değindiğimiz gibi Osmanlı donanmasında hiçte alışık olmadığımız tarzda ve boyutta gemiler boy gösterdi.

 

Savaş esnasında da taktiksel olarak bazı değişikliklere gidildi. Geleneksel Avrupa donanmalarının gerek top kullanımı gerekse diğer silah sistemlerinden istifade ediş yöntemlerine karşı radikal bir tutum takınarak daha uzun menzilli,daha kaliteli toplarla set atışları yapmaları oldukça büyük bir gelişme olarak karşımıza çıktı. Dönemin en büyük deniz savaşı olan Zonchio Savaşı sırasında batırılan oniki gemiden on adetinin top ateşiyle savaş dışı bırakılması bu yeni sistemin öldürücü etkisini göstermiştir.

 

1499 yılında küçük çatışmalarla başlayan ve Zonchio Savaşı ile ilk büyük çaplı savaşın yaşandığı güney Yunanistan kıyıları aşama aşama deniz ve kara kuvvetlerinin uyumlu kullanılması ile ele geçirilmiş ve 1503 yılında Venediklilerin barış istemesine dek sürmüştür. Osmanlı,kuvvetli bir donanma ile desteklenmiş kara ordusunun ikmal ve ilerleyişinin daha hızlı ve başarılı olduğunu görmüş ve bundan azami faydalanmıştır. Bu konuda yıkılış sürecimize de göz atıldığında donanmanın yetersizliği ve etkisizliğinin olumsuz yönde oldukça etkili olduğunu görebilmekteyiz. Bu konuda Erol Mütercimler’in “İmparatorluğun Çöküşüne Denizden Bakış” isimli eserini salık veririm.

 

 

 

 

Kemal Reis,

 

 

 

 

Kemal reisin 1495’te yaptırdığı Göke

 

Piri Reisin amcasıdır. Tahminen 1450 ‘de doğduğu sanılmaktadır.(Bir kaynakta 1440’ı göstermekte) Doğum tarihi gibi doğduğu yer konusunda da belirsizlik vardır. Kaynaklar Gelibolulu yada Karamanlı olduğunu söylemektedirler.

 

Korsanlıkla geçirdiği gençliğinin ardından Osmanlı donanmasına yazılmak için Geliboluya gitmiş,azap olarak (deniz piyadesi) donanmaya katılmıştır. Kısa zamanda azapların reisliğine yükselen Kemal Reis  1470 yılında Mahmut Paşa ile beraber Eğriboz adasına sefer düzenlemişlerdir. Fetihten sonra adada kalan Kemal Reis,adadaki korsanların başına geçerek başta Venedikliler ile yaptığı mücadele ile denizciler arasında nam salmıştır.

 

1487 yılında II. Beyazıt kendisinden yardım isteyen Granada (Gırnata) hükümdarı Hasan’a yardım için bir korsan filosuyla birlikte Kemal Reis’i gönderdi. Kemal Reis karşısına çıkan bir  İspanyol filosunu bozguna uğrattıktan sonra, Malaga şehrini fethetti.

 

Türk savaş gemilerine dünya denizcilik tarihinde ilk defa uzun menzilli toplar yerleştirdi. Cerbe adasında ve Cezayir’in Becaye (Bogue) limanında Türk donanması için üsler kurdu. Bu üsleri kullanarak İtalya, Fransa, orta ve Batı Akdeniz adalarında korsanlık yaptı. Malta adasına yaptığı baskında ada hakiminin oğlunu esir aldı.

 

Başarıları Kaptan-ı Derya Sinan Paşa tarafından padişaha bildirildi ve padişah tarafından mükafatlandırıldı. Kuzey Afrika kıyılarında mahalli Müslüman emirlerin işlerine karıştı.

 

1495 yılında padişah tarafından İstanbul’a çağırıldı. Osmanlı donanması hizmetine girdi. Bir yıl sonra Çukurova’nın Haremeyn evkafı (Mekke ve Medine’ye tahsis edilen vakıflar) gelirlerini deniz yoluyla İskenderiye’ye götürdü.

 

28 Temmuz 1499’da İyonya denizinde küçük Sapienza açıklarında Burak Reis’in de yardımıyla yaklaşık 200 gemilik Venedik donanmasını perişan ederek 15.yüzyılın en büyük deniz savaşını kazandı.

 

1500 yılında Kefalonya’yı fethetti,

 

1501’de 22 parçalık donanmasıyla Venediklilerle yapılan Navarin deniz savaşını kazandı.

 

 1502 yılında Santa Maria adalarını aldı.

 

1503’de Rodos yakınlarında Saint Jean şövalyelerini yenerek Rodos Amiralini esir aldı.

 

1504’de (bazı kaynaklara göre 1507) Rodos adasına asker çıkararak kasaba ve köyleri yağmaladı. Aynı yıl padişahın emriyle Mısır’a giderek Portekiz saldırıları karşısında zor günler geçiren  Memluk sultanı Kansu Gavri ile görüştü.

 

1510’da İspanya’ya ikinci bir sefer yaptı ve İspanya kıyılarını yaktı. İspanyol egemenliği altında yaşayan bir kısım Endülüs Araplarını İspanyolların zulmünden kurtarıp gemileriyle kuzey Afrika’ya taşıdı. Bu seferde yanında 35 yaşlarında bulunan yeğeni Piri Reis de vardı.

 

1511 yılında Adalar denizindeki savaşa giderken (kimi kaynaklarda yine Mısır’a yardıma giderken) yolda yakalandığı bir fırtınada gemisi ile birlikte batarak boğuldu.

 

 Reisülmücahidin adı verilen Kemal Reis’in ölümü Bütün Akdeniz’de üzüntüyle karşılandı. Denizciliğinin yanı sıra Osmanlı donanmasına getirdiği en önemli yenilik uzun menzilli topları ilk defa kullanmış olmasıdır. Kemal Reis Türk korsanlarının öncüsü olarak karşımıza çıkmaktadır..

 

 

Burak Reis

 

 

1488’de Mısır seferinde kadırga reisi olarak görev alan Burak Reis’in doğum yeri ve hayatı hakkında fazla bir bilgi yoktur.

II. Beyazıt (Yıldırım) devrinde gerçekleşen Osmanlı-Venedik savaşında, Kaptan-ı Derya Küçük Davut Paşa idaresinde Kemal Reis ile birlikte İnebahtı (Lepanto) açıklarında yapılan deniz savaşında (Temmuz 1499) bulundu.

1498 yılı Türklerle Venedikliler arasında savaşların başladığı tarihtir. Venediklilerin karşısına iyi hazırlanmış eksiksiz bir donanma gücüyle çıkmak isteyen Osmanlılar 1000’er kişi taşıyabilen, her biri 2500 tonluk iki büyük savaş gemisi yaptırmış ve kaptanlılarına da Burak ve Kemal Reis’ler getirilmişti.

Donanma İnebahtı’ya yaklaştığında, Burak Reis, Venedik amiralleri Albon Armenio ve Pietro Loredano’nun üzerine hücum edip gemisine aborda olmaları sonucunda gemisini teslim etmemek için her iki tarafına rampa etmiş olan Venedik gemileriyle birlikte kendi gemisini ateşe verdi ve şiddetli rüzgarın da yardımıyla alevler kısa zamanda birbiri içine girmiş durumda bulunan her üç gemiyi birden sardı. Burak Reis’in kadırgası (göke?) da diğer iki düşman gemisiyle (karaka) birlikte sulara gömüldü. Burak Reis şehit olurken (28 Temmuz 1499) mürettebatından ancak 90 kadar denizci Brodano (Sapienza) adasına çıkarak kurtulabilmişti. Buna karşılık düşman en büyük iki gemisini ve en değerli iki amiralini kaybetmişti. Türkler bu savaşın olduğu yerdeki adaya, bu yiğit, vefalı Türk denizcisinin anısına duydukları büyük saygıyı devam ettirmek amacıyla "Burak Reis" adını vermişlerdir. Bu savaşa daha sonra Burak Adası Deniz Savaşı dendi.

 

 

Burak adası deniz savaşı  Battle of Zonchio

 

Date

25 August 1499

Location

Zonchio, Ionian Sea

Result

Ottoman victory

k

 Republic of Venice

Ottoman Empire

Commanders

Antonio Grimani

Kemal Reis

Strength

47 galleys, 17 galliots, circa 100 small vessels
[citation needed]

67 galleys, 20 galliots, circa 200 small vessels
[citation needed]

Burak Adası Deniz Savaşı (29 Temmuz 1499)

Mora’nın güneybatısındaki Navarin limanı ile Burak Adası güneyinde Osmanlı donanması ile Venedik filosu arasında yapılan deniz savaşı (1499). II. Beyazıt, 1499 yılı baharında Mora’daki Venedik sömürgelerini ele geçirmek maksadıyla kara ve deniz kuvvetleri için İnebahtı (Lepanto) kalesini ilk hedef olarak seçmiş, İstanbul ve Gelibolu’da gerekli hazırlıklara başlamıştı.

Kaptan-ı Derya Küçük Davut Paşa kumandasında 67’si kadırga ve 20’si büyük olmak üzere 270 – 300 parçadan kurulu Osmanlı donanması Gelibolu’dan hareket etti. Donanmada Anadolu ve Rumeli sipahileri ile kapıkulu askerlerinden kurulu 60.000 kişiden fazla bir kara kuvveti de bulunmaktaydı. Devrin en ünlü denizcilerinden Kemal ve Burak Reis’lerle, Kara Hasan ve Herek Reis’in de katıldığı donanma da Kemal ve Burak Reis’lere özel olarak yapılmış 2.500 tonluk birer Göke verilmişti.

Rodos şövalyeleri, Osmanlı donanmasından çekinerek Fransa kralı XII.Lui’den yardım istemişler, Fransa kralı da şövalyelere 22 kadırga göndermişti. Venedikliler her ihtimali karşılamak üzere Mudon limanında amiral Antonio Grimani kumandasında 47’si kadırga olmak üzere yaklaşık 160 gemiden kurulu filoyu hazır bulunduruyorlardı. II. Beyazıt donanmanın hareketinden sonra 1 Haziran 1499’da İstanbul’dan hareket etti. Edirne, Filibe üzerinden Vardar ovasına indi, burada kendini bekleyen Anadolu ve Rumeli beylerbeylerinin kuvvetlerini yanına aldı. Rumeli beylerbeyi vezir Koca Mustafa Paşa kendi kuvvetleri ile İnebahtı kalesini kuşatmakla görevlendirilmişti.

Kilidülbahir – Temaşalık – Benefşe burnu – Koron – Modon rotası ile yoluna devam eden donanma 12 gün fırtına ile mücadele etti. Gemilerden 6’sı battı. Bu yüzden kara kuvvetleri ile birleşmekte gecikildi. Kara kuvvetleri İnebahtı’nın kuzeyinde Çatalca vadisine ulaştığı sırada Osmanlı donanması ancak Mudon kalesi önüne gelebildi, Venediklilerin savunduğu limana giremediğinden güneydeki Sapienza adasına sığınmak zorunda kaldı. Bu arada Venediklilerle ilk çatışma da oldu. Fakat günlerce fırtına ile boğuşan Osmanlı donanması adaya çıkarma yapamadı. Adanın Acı Su (Porto Longo) limanında bir süre kaldıktan sonra kuzeye doğru hareket etti.

160 parçadan kurulu ve amiral Antoni Grimani kumandasındaki düşman donanması, bu sırada Navarin’in 10 mil kadar kuzey batısındaki Brodino (Proti) kanalında yatmakta idi.

İnebahtı’ya ulaşmak için Brodino kanalından geçmek gerekiyordu. Kaptan-ı Derya Davut Paşa, düşman üzerine atılmaya karar verdi. Fakat rüzgar kuzeyden eserek düşman harekatını destekliyordu. Grimani idaresindeki düşman donanması amiral Loredano’nun Korfu adasından gelen 20 gemisi ile takviye edildi.

Yaklaşan Venedik donanmasının rampaj yapmasına meydan vermeden uzaktan top ateşi ile karşılanmasına çalışıldı. Herek Reis’in gökesi, savaşın başlangıcında üzerine gelen iki Venedik gökesini şayka toplarıyla batırdı. Burak Reis de bir düşman mavnası ile bir gökesini top ateşi ile batırdı. Fakat düşman öncü grubu kumandanı olan amiral Armenyo ile Korfu valisi olan amiral Pietro Lorendo kumandasındaki diğer iki gökenin kendine aborda olmasına engel olamadı.

Düşmanın her birinde biner kişi bulunan iki karakası ile yine her birinde 500 kişi bulunan diğer iki karakası, Burak Reis’in gökesini ortaya aldı. Gökeye çengel ve halat bağlayarak güvertesine sıçradılar. Bundan başka irili ufaklı 20 kadar Venedik teknesi de saldırıya başladı. Türk donanması diğer düşman gemileriyle savaşa girişmiş olduğu için Burak Reise yardım edemedi.

Üstün düşman kuvvetlerinin saldırısı karşısında kalan Burak Reis, başka imkan kalmadığını görünce, son çare olarak, gemisini neft ile tutuşturdu. Yangın şiddetli rüzgarın da etkisiyle çevresindeki gemilere de sıçradı, Burak Reis’in gökesiyle birlikte iki Venedik gökesi de yanarak battı. Burak ve Hasan Reis’lerle Yenişehir sancakbeyi Kemal Bey şehit oldu. Ünlü Venedik kaptanlarından amiral Loredano ve Armeniyo da batan gemilerle birlikte öldüler.

Burak Reis’in gemisinden kurtulabilen 90 gemici, Brodano (Sapienza) adasına çıktılar ve bu adaya Burak Reis’in adını verdiler. Aralarındaki rekabet nedeniyle amiral Loredano’nun yardımına gelmeyen düşman başkumandanı Amiral Grimani ölümden kurtuldu ve kurtarabildiği gemileri toplayarak Korfu adasına çekildi. Böylece İnebahtı yolu açıldı. Öğle vakti başlayan Burak Adası Deniz Savaşı, akşam üzeri düşmanın çekilmesi ile sonuçlanmıştı. Venediklilerin 6’sı göke ve ikisi mavna olmak üzere 12’si bu savaşta batırıldı ve birkaç gemisi zapt edildi. Buna karşılık Osmanlı donanmasında bir göke ve bir yük gemisi yandı.

Deniz tabya tekniği ilk defa Türk donanması tarafından, Burak Adası Deniz Savaşında uygulanmıştı. Türk gemilerinin 10 düşman gemisini top ateşiyle batırmaları (diğer ikisi yanarak battı) ve topun gerçek değerini ortaya koymalarıyla deniz savaşlarında top tabiyesine temel atıldı.

 

Reklamlar

Türk Korsanlık Tarihi-3” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s